17 Ağustos 2014 Pazar

Kağıt Kesiği - 2. Bölüm "Neler Olacak?"



"Ne yapacaksın şimdi?"

Eve gitmek için çıktığı uzun yokuş boyunca bu soru geçti durdu aklından.

Ne yapacağını bilemiyordu. Dahası böyle birşeyle karşılaşmayı beklemiyordu.


Yine yapacağını yapmıştı işte. Sanki hayatını altüst etmemiş gibi bir de gitmeden önce böyle bir not bırakmıştı kitabının arasına. Üstelik onunla tanıştığı gün okumayı bıraktığı kitabının sayfalarının arasına yerleştirmişti notu. Biliyordu o kitabı yeniden okumaya başlayacağını ve notu göreceğini, bilerek yapmıştı. Bilerek acıtmıştı canını...

*     *     *

Güneşli bir pazar günü çok sık gittiği kahve satan dükkanlardan birinden kahvesini alıp kuytu bir köşedeki masada kitabını okumak istemişti. Üzerine ismini yazdırdığı kahveyi almak için beklemişti bir süre. Kahvesini alıp kuytuda bir masa bulduğunda içini mutluluk ve huzur aynı anda kaplamıştı. Elinde kitabı ve kahvesiyle dünyanın en huzurlu insanıydı o anda, öyle hissediyordu.

Sayfaları çevirdikçe ağır ağır dahil oluyordu tanımadığı birinin yarattığı belki gerçek belki de kurgu karakter ve hikayelere. Hayal ediyordu okurken onların yaşaduklarını, bazen gülüyor bazen düşünüyor bazen de "Bu benim resmen." diyordu.

Kendini kitabın akışına bıraktıktan bir süre sonra bir ses böldü huzurunu. "Pardon oturabilir miyim?" dedi ve cevabını beklemeden oturdu.

Başını kaldırdı, karşısında duran genç ve bir o kadar güzel kadına baktı. Yine her zamanki gibi kendisini tutamayıp kibar olmayan ama içinden gelen cevaplarından birini verdi:

-Oturdunuz zaten.
-Anlamadım.
-Oturdunuz zaten diyorum. Oturabilir miyim dediniz ama cevabı beklemeden oturdunuz.-Oturmayayım mı? Kalkmamı mı istiyorsunuz?
-Siz bilirsiniz.

Kadın öylece baktı yüzüne." Çok kabasınız." dedi ama kalkmadı masadan. "Kabasınız ama yine de şu an başka boş masa olmadığı için burada oturup kahvemi içmeye devam edeceğim."

*     *     *

Niye gelmişti bunlar şimdi aklına. Böyle tanışmışlar, bir süre kahve bahanesiyle aynı masada oturmuşlardı. Sonrasında biraz sohbet etmeleri birbirlerini tanımak için ilk adımları olmuştu.

Keşke olmasaydı.

Keşke hiç yaşanmasaydı onca şey...

Eve geldiğinde çok yorgun hissediyordu kendini. Az önce kitap okuyan o mutlu adam yoktu artık.

Kötüydü, hem de çok.

Elindeki kitabı portmantonun aynalı bölmesine hızlıca attı. Derin nefes aldı. Sahile gitmeden önce evde bıraktığı telefonunu gördü, eline aldı. Yeni bir mesaj gelmişti.

"Seni özledim, bu akşam ne yapıyorsun?" yazıyordu mesajda. Arasıra görüştüğü biriydi mesaj gönderen.

Hemen cevapladı mesajı: "Bir planım yok, uygunsan görüşelim."

Gönderdiği mesaja cevap geldi. Hızlıca duş alıp hazırlandı ve çıktı evden.

Kağıtta yazanı yapmayacaktı.Ama buna karar verdiğinde daha sonra yaşayacağı pişmanlığın nasıl birşey olduğunu bilmiyordu...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder