18 Ağustos 2013 Pazar

Hadi Yeniden


“Hadi yeniden hadi bi’daha,

Doğalım da büyüyelim mi?”*



Eskiden bitişlerin başlangıçtan zor olduğunu düşünürdüm, keza öyleydi de…

*     *     *

Sonra durum değişti. “Hoşça kal”ların dil ucuyla söylenebildiği zamanlara eriştim, ne kötü. Zaman ayırdığım, birşeyleri paylaştığım dahası “Bu kez onu buldum galiba!”yı düşündüren kişiden ummayacağım şeylerin gerçeğe döndüğünü gördüm. Affettikçe devamı geldi, devamı geldikçe affettim; suçluyum!

“Son” yazısını görmenize rağmen “Bir daha izleyelim mi?” dediğimiz filmler vardır ya; öyle yaptım ben de. Aynı filmi yeniden izledim hem de tek sahnesi değişmeden. Ne o değişti ne ben. Aynı sona eriştik bu sefer bazı sahneler atlanmış şekilde… “Yine” dedi sonra, “Bir şans daha.” Güldüm, sadece güldüm.

Nedenlerini sorgulamadım, bir önemi yoktu. Eskiden nedenine de bakardım sonucuna da. Şimdi ise nedenleri ile ilgilenmiyorum. Hafifletici nedenler midemi daha az bulandırmıyor; aksine “hafifletici” denilen neden(ler) daha da karıştırıyor içimi, aklımı. O yüzden sonuç önemli; bu noktaya nasıl gelindiği değil.

Suçlu aramamak lazım aslında ilişkilerde. Her iki tarafında haklı olduğunu düşündükleri şeyler mutlaka vardır ancak kim daha çok değer verdi konusunda gelince içi kötü oluyor insanın, derin bir nefes alıyor ve bir kadeh daha dolduruyor ardından. Boşaldıkça kaderler zehir daha hızlı akıyor çünkü; bunu biliyor…

*     *     *

Eskiden bitişlerin başlangıçtan zor olduğunu düşünürdüm, keza öyleydi de… Şimdi ise bitişlerin bir “Hoşça kal” demekten bile daha kolay olduğunu düşünüyorum. Bu nedenle iletişimi yok etmek en iyisi. “Dost kalalım” diye bir şey yok, kandırmayalım kendimizi. İnsan içini acıtan şeyleri tekrar tekrar anımsamak istemez çünkü.

İstediği tek şey olabilir, o da biraz huzur; hepsi bu…

2013 // İstanbul

*Pis’ton – Bu Yüzden şarkısından…

Dip Köşe: Tüm Kıvanç Koca Yazıları ve daha fazlası için,