4 Nisan 2013 Perşembe

Aşkın “-de” Hali



 

 

“Bazen koca bir şehri sadece bir

insan yüzünden seversin…”

 

 

Kendinden bile sakınmak diye bir şey var.

*     *     *

Hayat bu, her günü aynı, her günü neşeli, her günü güzel geçmiyor.


Gün oluyor, sıkılan ruhunuzun ilacını türlü türlü şeylerde arıyor ama bulamıyorsunuz. Zamanı geliyor, avazınız çıktığı kadar bağırmak istiyorsunuz, içinizi dökmek istiyorsunuz olduğunuz yere ama yapamıyorsunuz. Olmuyor, olamıyor.


Hep mutlu görünme çabaları, her şey güzel gibi davranma alışkanlığı ve “Hayat işte ne yapalım” a bağlanan haller…


Gün oluyor, o çaresizliğinizin ortasında biri gülümsüyor karşınıza geçip. Garipsiyorsunuz önce, hatta kabullenmiyorsunuz belki, sorguluyorsunuz ama gerçekliğini fark ediyorsunuz bir süre sonra; hem de çok kısa bir süre. Aynı sizin gibi, sizi anlayan; aynı sizin gibi hayata tutunmaya ve ona karşı gülümsemeye çalışan biri olduğunu görüyorsunuz.


Gün oluyor oturup düşünüyorsunuz iç huzurunuzu. En mutsuz olduğunuz, alıp başınızı gitmek istediğiniz anlarda bile çalan telefonu açtığınızda kulağınıza fısıldanan bir “Nasılsın?” ile bir anda güneş açıyor içinizde. Kötü dahi olsanız iyi hissetmeye başlıyorsunuz kendinizi. O “Nasılsın?”ın sizde yarattığı etkiyi hiçbir güç yaratamaz, biliyorsunuz.


Gün oluyor, gülen yüzünüzün sebebi oluyor O. Her zamanki neşeli haliniz katlanıyor, çoğalıyor. Haliyle aslında siz çoğalıyorsunuz. İçinizdeki huzuru hiçbir şeye değişmezsiniz; biliyorsunuz.

*     *     *

Aşk diye bir şey var, çok sevmek de… Dolayısıyla kendinden bile sakınmak diye bir şey de var.

Size bu huzuru veren insanı kıskanır, her şeyden de sakınırsınız…

Yeri geldiğinde kendinizden bile…

Nisan 2013 // İstanbul

Dip Köşe: Tüm Kıvanç Koca Yazıları ve daha fazlası için,




 

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder