20 Ocak 2013 Pazar

Çok Sevmek Lazım…


 

“Biz ayrı yara bere içinde kalırız,

haberin olsun…”*

 

Ben sadece derin bir nefes aldım! Sadece nefes!

* * *

Tesadüflere inanmam. Hayatımızda olan biten her şeyin bir anlamı ve sebebi olduğuna inandım hep, hala da inanıyorum. Acıyı da sevinci de yaşıyorsak yeri ve zamanı geldiğinde hep bir nedeni var, biliyorum. İşte bu yüzden sağ yanağından başlayıp yüzüne yayılan o içten gülümsemesinin sıradan, olağan ya da tesadüfen olduğunu düşünmüyorum.

Çok güzel gülüyordu, çok içten… Ve belki de o yüzden bu kadar iyi hissediyordum yanındayken kendimi. Kurduğu her cümleyi aklıma yazıyordum. Samimiydi, olduğu gibiydi, yapmacık ya da sıradan değildi. Anlattıkça anlattı, ben de öyle yaptım. Huzurluyduk mutludan ziyade. Huzurlu olunca zaten mutluluk kendiliğinden geliyordu; bir çaba gerekmiyordu…

Tartıştık bazı zamanlarda. Birbirimizi anlayamadığımız konular oldu ama çözümsüz kalmadı. Huzurumuz vardı yine; her ne kadar tartışsak hatta kavga dahi etsek de dayanamadık. Birbirimize sırtımızı dönmedik, dönemedik, olmadı.

Zaman geçti, çok kısa bir zaman. Birbirimizi tam da anladığımızı düşünürken biri çıkıp geldi karanlığın içinden, geçmişten. Kalbim acıdı, dayanamadım. Yüzüne baktım, ne düşündüğünü sordum; cevaplamadı. En zor olan kısmı da buydu sanırım. Kararsızdı, ne yapacağını bilemiyordu ve evet kendine göre de haklıydı. Ama bu içimin bir kez daha acımasına engel değildi.

Yaşadığımız karmaşa için ilk zamanlar onu bırakıp gitmeyi ve hiç aramamayı düşündüm. Ama düşündüğünüzü yapamıyorsunuz her zaman, teoride düşündüğünüzü pratikte yaşayamıyorsunuz; hele ki konu aşksa…

“Çok sevmemek mi lazım acaba?” diye düşündüm oturup günlerce… Cevabını da buldum: “Hayır, çok sevmek lazımdı aslında.” Çok sevmek ve bunun arkasında durmak, peşinden koşmak; hatta gururunu hiçe saymak ama yine de o sevgiye sahip çıkmaya çalışmaktı lazım olan. Yaptım. İçim acısa da bazı şeyleri göze aldım ve yaptım. Kazandım mı peki? O bana kalsın.

Her gece Allah’a dua ediyorum onu benden ayırmasın diye. Başka da bir şey gelmiyor elimden. Susuyorum genel olarak ya da dinliyorum onu ve yardım etmeye çalışıyorum ona; yolunu bulabilmesi için... Belki de en önemlisi bu.

*     *     *

Gözlerimi kapattım ve derin bir nefes aldım. Kokusu içime işledi, bırakmadım!

Üstelemedim; her şeyin bir zamanı vardı…

*Bengü-Haberin Olsun şarkısından…