9 Temmuz 2012 Pazartesi

Duvar


"Sevişmenin hiçbir riski yoktur,
içinde AŞK yoksa..."*
Çisel Onat
 
Erkenciyim bugün. Haftasonu olmasına ve bugünü evde geçirecek olmama rağmen erkenden uyandım ve yeniden uyumayı düşünmedim bile. Kalktım, denize karşı duran koltuğuma oturdum. Bir süre denizi seyrettim. Öylece baktım, aklıma birşeyler geldi; umursamadım...
 
Üşüdüğümü hissettim ama kalkıp da bir battaniye almak gelmedi içimden. Kimse dokunmasa saatlerde oturup denizi seyredebilir ve aklımı meşgul eden düşünceleri silmekle, kendi kendime birşeyleri ispatlamaya ya da kendimi kandırmaya çalışmakla geçirebilirdim. Tam da bunları düşünürken boynumdan sarılan kollarını ve dudağımdaki izini hissettim. "Günaydın hayatım!" dedi, "Üşürsün diye getirdim..." Elindeki battabiyeyi attı omuzlarımdan, yine sarıldı boynuma; beraber seyrettik bir süre dalgaları. Ben aklımdakileri kovmaya çalışıyordum ve açıkçası onun ne düşündüğünü bilmiyordum...
 
Sonra üşenmedi ve nefis bir kahvaltı hazırladı. Uzun zamandır bu kadar eğlenerek kahvaltı ettiğimi hatırlamıyorum. Önemli olan ne yediğimiz değil, ne söylediğimizdi ve sabah denizi izlerken aklımı karıştıran düşüncelerin hiçbiri yoktu o an aklımda.
 
Belki biraz acımasız olacak ama tam anlamıyla "sen" yoktun o an! Bir anlık da olsa gittin aklımdan, şimdi anlıyorum nasıl bir şey olduğunu... Aramızdaki duvarların ne kadar yükseldiğini farkettim biliyor musun? İlk defa senin açından da bakabildim; belki de ne demek istediğini anladım, sensizliği görmeye başladım gerçek anlamda. Bugün kahvaltı masasında beni senden uzaklaştırdığı için minnettarım ona!
 
Öğlene doğru yalnız kaldım. Bir süre düşündüm önce. Her zamanki "Ne yapıyorum ben?" ler doldurdu zihnimi, cevap vermek istemedim çünkü o an mutluydum, hatta huzurlu bile sayabilirdim kendimi. Ne garip değil mi bunları söylemem. Yok yok, öyle. Benim şu an senin düşüncenle kendimi yemem gerekmiyor muydu? Normal şartlarda evet ama nedense bugün aynı şeyi söyleyemiyorum. Şu satırları yazarken bile düşüncem bu yönde. Sabahki dalgaların karmaşası zihnimde yok!
 
Ben şunu farkediyorum yavaş yavaş... Biz seninle riskliydik, ilişkimiz riskliydi, sevişmemiz, sevgimiz... Şimdilerde sevişmenin riski yok!... Zamanla olur bakarsın; sevişmenin de riski olur, sevmenin de... Önemli olan bunun ne zaman olacağı değil hak edilip edilmeyeceği.
 
Yanılıyor muyum?
 
* Çisel Onat'ın aynı isimli kitabından alıntı olup, kullanmama izin verdiği için kendisine teşekkür ederim.

Kasım'10 // İstanbul

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder