28 Haziran 2012 Perşembe

Seni Sevmekten Gidince

Sıradan bir cumartesi akşamı…

Evin tüm ışıkları açık.

Oturuyorum öylece…

Kendimle baş başa…



Elimde bir kadeh; içi şarap, içi yalnızlık, içi “ben” dolu…

Düşünüyorum olanı biteni…

Sadece düşünüyorum…



* * *



Madem sevmeyecektin zamanı geldiğinde, esirgeyecektin kendini benden, gerekçesiz yalnızlıkların içinde boğacaktın yok yere, neden yaptın bunca şeyi?

Bir zamanlar yoktun sen…

Bir zamanlar kimse yoktu.

Mutluydum, kendimleydim, ben sadece “bendeki beni” düşünürdüm…

Bendeki benle kalkardım her sabah…

Bendeki beni gezdirirdim sokaklarda

Kendimle kavgalar ederdim, kendimi yorumlardım, kendimi düşünürdüm kendim için…

Ama sonra….

Bendeki beni aldın…

Darmadağın ettin…

Savurdun her yere…

Aylar boyu…

Yıllar boyu…

“Sendeki ben” için çırpınıp durdum.

Geri almak için çok uğraştığım, iade etmeye bir türlü yanaşmadığın, her zerresi için acı çekmek zorunda kaldığım “ben” için çırpındım…

Sonunda da yenildim…

Lanet olsun dedim…

Bıraktım onu sende…

Koşmadım bir daha peşinden, ardıma bakmamayı seçtim…



Ve şimdi…

Ben artık sevemiyorum seni…

İstesem de yapamıyorum…

Her şey senin olsun, senin kalsın…

Ben kendime yeni bir “ben” yarattım çoktan…

Büyüttüm onu…

Artık yine kendimleyim ve “yeni değerimi” fazlasıyla biliyorum…



* * *



Teşekkür etmek istiyorum sana, bana bir şeyi gösterdiğin için…

Ucuzlatılmış sevdalar bana göre değilmiş gerçekten…

Sayende anladım bunu…

Senin hiçbir zaman anlayamadığını ben senin sayende anladım…

Teşekkür ederim sana…

Hem de çok…



Bendeki “yeni ben” hoşça kal diyor sana, ilk ve son kez…

Uzaktan…

Yaklaşmadan…

Yeniden onu benden çalmandan korktuğum için değil bu…

Hak etmiyorsun sadece…

Bundan sonra edemeyeceksin de…





Hoşça kal sen…



Sendeki eski benle, belki de kendinde sakladığın başka benliklerle, başka insanların yamalı sevdalarıyla; kendin gibi, sen gibi, eskisi gibi kal…



Hoşça kal…..

Mayıs'07 // İstanbul

1 yorum:

  1. o kadar güzel ve yalın anlatmışsın ki duygularını okurken tüylerim diken diken oldu. Hepimiz birilerinde bırakıyoruz kendimizi, sonra gittikçe o bıraktığımız insana yabancılaşıyoruz, yepyeni birilerine dönüşüyoruz, ama iyi ama kötü fakat gittikçe daha güvensiz ve korkak. ağzına sağlık

    YanıtlaSil