28 Haziran 2012 Perşembe

Bahar Havası Çarpar Adamı

Yine geldi mis kokulu bahar ayları, sevindik.

Havaların iyiden iyiye ısınmaya başlaması iştahımızı kabarttı. Daha da kabartacak. Mis gibi çiçekler açtı her yerde. Herkes sokaklara attı kendini.



İki önemli sorunumuz var şimdi. Atlatmamız gereken iki olay.

“Bahar havası çarpar adamı” derler. İnce çıksan üşürsün, kalın giysen ter basar; sonuçta hastalığın davetiyesi sen eve varmadan ulaşır kendisine. Öyle çok güvenmemek gerekir havalara.

Ama çözümü de vardır bunun. Biraz dinlenirsin,ilaç kullanırsın, sonrasında dikkat edersin kendine, geçer gider.



Peki ya aşık olursan ne olacak? İşte o zaman çarpılmanın en büyüğünü, hastalığın en beterini yaşayacaksın. Elinde olmadan terleyeceksin, durmadan. İçindeki ürpermeler asla bırakmayacak peşini. Açan çiçeğin kokusu içine dolacak önce, ferahlayacaksın. Ama sonra o kokuyla yatıp kalkacaksın şuursuzca. Neden mi? O kokuyla aşık olmuştun, unuttun mu?

Belli belirsiz gel-gitlerin olacak. Üzülme, belirli bir süre olacak bu. Gün geçtikçe daha ağır gelecek, anlayacaksın. Ne yaptığını anlayacaksın. Kalbinin ağzında atışına şahit olacaksın.



Sonra giydiğin gömlek terletmeyecek seni. İçten içe terleyeceksin anlayamadan. Güneş ısıtırken ortalığı, buz keseceksin.

Sinirine dokunacak bir çok şey. Yolda gördüğün çiftlere saldırmak isteyebileceksin. Sinir katsayın artacak.



Belki de aşkını bulacaksın, öyle devam edeceksin hayatına. Ama sonrası meçhul olacak.

“Keşke aşık olsam”lar, “Aşkın gözü kör olsun.”lara dönebilecek birden.



Ya da tüm bunlar benim bir kuruntum olarak kalacak. Sevgilinizi alıp sahilde oturacaksınız saatlerce elele. Döke saça dondurmalar yiyeceksiniz karşılıklı. Güneşin ne kadar parlak olduğunu düşüneceksiniz aynı anda. Telefon mesajlarınız gsm şebekenizi fazlasıyla memnun edecek.



Kim bilir belki de kol kanat gerecek size bahar.



Umarım baharın bağışlayacağı insanlar arasındasınızdır, arasındayızdır.

Zamanla göreceğiz.

Nisan'07 // İst.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder