28 Haziran 2012 Perşembe

Arkaya Bakmamak Gerek

Uzun bir halat her birimizin hayatı...

Kimi zaman zorlamalarla, yüklenmelerle kopma noktasına gelen, hatta çoğu zaman kopan, parça parça olan bir halat…

Her kopan parçanın anısı var bizde, iyi veya kötü…

Her biri farklı bir değer bizim için…

Ama her ne olursa olsun onları düğümlemeye çalışmanın bize kazandıracağı bir şey var mıdır?...

Kopmuş işte…

Ayrılmış artık büyük parçadan…

Ne gereği var düğümlerle uğraşmanın…

Varsa sende o parçanın özel bir yeri, sakla sandığının en güzel yerinde…

Ama düğümleme…

Uğraşma onlarla, onları düğümlemekle…

Her yanı düğümlenmiş bir halat ne kadar sağlam olabilir ki?...

Ya da o düğümledikleriniz eskisi kadar sağlam bir yer edinebilmekte midir içinizde???

Hayır…

Elbette ki hayır…

İşte o yüzden kopan parçaları düğümlemek yerine, elinizde kalan en uzun parçayı daha az hasarla kullanmayı bilmeli…

Biz sihirbaz değiliz ki, o kopan parçalar hiç kopmamışlar gibi tek bir ipe dönüştürelim…

Ne güzel olurdu değil mi?

Her kopan parçayı ekleyebilseydik, eski haline dönüştürebilseydik…

Olmazdı…

Gerçekten güzel olmazdı…

Yine aynı yerden incelmeye başlardı…

Ya da çok uğraşırsak belki, özverilerimiz sonucunda daha kısa boyutta kopmalarla atlatılırdı…

Ama asla kopmaması sağlanamazdı…

Kişiler aynı, olaylar benzer…

Kopacak bir yerden bir zaman…

İşte bu yüzden, ister onu alıp sandığınıza kaldıracaksınız, isterseniz rüzgarın onu süpürmesini bekleyeceksiniz…

Bunları yaparken de gözleriniz hep ileride olacak…

En uzun parçada…

Hayatta…

Sadece hayatta…

Mayıs'07 // İstanbul

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder