28 Haziran 2012 Perşembe

Ağzı Bozuk Aşk Mektubu

“Bir damla gözyaşının lafı olurmuş aramızda. Üzüldüm...”



Boş boş bakıyorum duvara. Saat gece yarısını vuralı epey olmuş. Tam yirmibir yıl onsekiz saat önce ışığı gördüm ilk kez. Birkaç yıldır hiç göremiyorum. Çok uğraşıyorum, uzanıyorum ona, yaklaşıyorum ama olmuyor.
“Bir yıl daha yaşlandın.” dedi bugün eş dost. Güldük,eğlendik. İnsanın, yanında birkaç dostunun olduğunu bilmesi nasıl güzel bir duygu bilemezsin.
Sahi sen hiç birilerinin yanında olmayı denedin mi? Muhtemelen evet ama bunu “anlamını bilmeden,şuursuzca” yaptığını biliyorum çünkü korkuyorsun, benden ,kendinden, çevrenden korkuyorsun.Dahası...
Neyse,her zamanki gibi “boşver gitsin...”
* * *
Hani klasik bir söz vardır ya, “Yoruldum.” diye... Tek kelimeyle ne güzel anlatılır onca yıl...
Boşa da olsa çok koştum,çok uğraştım bir şeyler için, kendi kendime de olsa ağladım,görmedin; çok çok çok şeyler yaptım,ilgilenmedin; dönüp bakmadın, bakmamayı yeğledin kendince, sebebini hiçbir zaman bilemedim.Bilmeyi öyle isterdim ki...
Hep yalnızdım,bir başımaydım,yaralarımı kendim sardım,saramadım, yapamadım, kanadım, kanıyorum...
Sebebini hiçbir zaman bilemediğim yalnızlığın içinde boğuldum ben. “Kendim ettim,kendim buldum.” Pişman mıyım? Fazlasıyla... Sadece bana yardım etmeni isterdim. Yıllardır zırvaladığın dostluğunun “zerresini” görmek, hissetmek ve sana hak vermek isterdim. Olmadı...
“Değmez”i “değer(miş)” gibi gördüğüm için kendime çok kızıyorum.”
* * *
 
 
Tepkisizlik bazen en büyük tepkiymiş. Sen de öyle yaptın ama emin ol ki kendini kandırdın. Zaman yaraları sararmış, dünyada aşktan değerlisi mi varmış, herkes kendi hayatını yaşarmış, sebepsiz sözler sarfetmek çok kolaymış, olan bitenin acısını çekmek kimlere kalmış?
İl-gi-len-dir-me-di seni...
 
 
Peki ya sonuç???
“Bu kez pek bir afilli yalnızlık, ağlatan bir kadın kadar düşman, ağzı bozuk üstelik,bırakmıyor acıtmadan...”
Ama sen bunları yine boşver gitsin...

Kasım'06 // İstanbul

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder