17 Temmuz 2011 Pazar

Aynı!

 Kan Kırmızı Yazılar-2

Zil çalıyor!

Uyurken ve duştayken zil çalmasını sevmiyorum. Gelen kişi daha münasebetiz bir zaman seçemez herhalde. 

Zil çalıyor ve duştayım! Islak ellerimle radyoyu kapamaya çalıştım ve başardım. Bir süre bekledim, doğru duyuyordum. Zil ısrarla çalıyordu!

Havluya sarındım, hızlı adımlarla kapıya doğru yürüdüm. Bu haldeyken kapı açma adetim yoktu ama üzerime birşeyler giymek yerine neredeyse zilden parmağını kaldırmadan çalan kişinin bu konuda hoşgörülü olacağını düşündüm o an. 

Kapıyı açtım, gözgöze geldik. 

Açık söylemeliyim ki onu beklemiyordum. Duraksadım bir an. "Hoş geldin." dedim. Yüzüme baktı bir süre. 

-Nasılsın?
-İyiyim. Anahtarın vardı neden açıp girmedin?
-Ben de onu bırakmaya gelmiştim aslında. Unutmuşum.

O sırada üst kattan eve yayılan ses girdi aramıza. "Kahretsin, bikinimi evde unutmuşum!"

Birkaç saniye konuşmadan baktık birbirimize. O bozdu sessizliği...

-Hiç değişmeyeceksin!

Anahtarları bıraktı ve döndü, gitti...

Kapıyı kapadım, derin bir nefes aldım. söylediklerini düşündüm bir an. 
Evet, hiç değişmemiştim. Hiç değişmeyecektim de. Ve sanırım o da değişmeyecekti...

Anahtarları salondaki masaya bıraktım. Arkamı döndüğümde havuza inmek için ne zaman hazır olacağımı sorar gibi bana bakan kardeşimi gördüm. Birkaç dakika süre istedim ve giyinmek için yukarı çıktım.

Aklımda aynı cümle geçiyordu ardarda...

"Hiç değişmeyeceksin!..."


Temmuz'11 // İstanbul
Twitter: http://twitter.com/KivancKoca 
Facebook: Kıvanç Koca Yazıları sayfası
Gerilim öyküleri için: http://www.zekirdek.com

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder