31 Temmuz 2011 Pazar

Bazen...

Kan Kırmızı Yazılar -  3

Aşk , onu özlediğini kendine 
saklamanı gerektirir bazen...

Gözden ırak olmak ondan uzaklaşmak demek değil, farkındayım.
Ne garip ki inatla verdiğin sözden geri dönüyorsun bazen...
Bu kotü bir şey mi?
Duruma bağlı.


Aşk , onu özlediğini kendine saklamanı gerektirir bazen...
O da bilir bunu...
İnadın inadına karışır, susulur...
Susmak kötüdür, bilirsin...
Bilir...
Sebep yoktur...
Sonuç da...

Yoktur...

 Temmuz'11 // İstanbul
Twitter: http://twitter.com/KivancKoca 
Facebook: Kıvanç Koca Yazıları sayfası
Gerilim öyküleri için: http://www.zekirdek.com


17 Temmuz 2011 Pazar

Aynı!

 Kan Kırmızı Yazılar-2

Zil çalıyor!

Uyurken ve duştayken zil çalmasını sevmiyorum. Gelen kişi daha münasebetiz bir zaman seçemez herhalde. 

Zil çalıyor ve duştayım! Islak ellerimle radyoyu kapamaya çalıştım ve başardım. Bir süre bekledim, doğru duyuyordum. Zil ısrarla çalıyordu!

Havluya sarındım, hızlı adımlarla kapıya doğru yürüdüm. Bu haldeyken kapı açma adetim yoktu ama üzerime birşeyler giymek yerine neredeyse zilden parmağını kaldırmadan çalan kişinin bu konuda hoşgörülü olacağını düşündüm o an. 

Kapıyı açtım, gözgöze geldik. 

Açık söylemeliyim ki onu beklemiyordum. Duraksadım bir an. "Hoş geldin." dedim. Yüzüme baktı bir süre. 

-Nasılsın?
-İyiyim. Anahtarın vardı neden açıp girmedin?
-Ben de onu bırakmaya gelmiştim aslında. Unutmuşum.

O sırada üst kattan eve yayılan ses girdi aramıza. "Kahretsin, bikinimi evde unutmuşum!"

Birkaç saniye konuşmadan baktık birbirimize. O bozdu sessizliği...

-Hiç değişmeyeceksin!

Anahtarları bıraktı ve döndü, gitti...

Kapıyı kapadım, derin bir nefes aldım. söylediklerini düşündüm bir an. 
Evet, hiç değişmemiştim. Hiç değişmeyecektim de. Ve sanırım o da değişmeyecekti...

Anahtarları salondaki masaya bıraktım. Arkamı döndüğümde havuza inmek için ne zaman hazır olacağımı sorar gibi bana bakan kardeşimi gördüm. Birkaç dakika süre istedim ve giyinmek için yukarı çıktım.

Aklımda aynı cümle geçiyordu ardarda...

"Hiç değişmeyeceksin!..."


Temmuz'11 // İstanbul
Twitter: http://twitter.com/KivancKoca 
Facebook: Kıvanç Koca Yazıları sayfası
Gerilim öyküleri için: http://www.zekirdek.com

11 Temmuz 2011 Pazartesi

Sonra...

Kan Kırmızı Yazılar-1
Aşk, dudaklarından akan kanın 
nedenini sorgulamadan önce 
kanamayı durduracak birini 
bulmayı başarmaktır...
KıvançKoca   



Masaya oturduğumuzdan beri hiç konuşmamıştık.
Ağzımızı bıçak açmamıştı.
Bir kez bakmıştım derin gözlerine, tam kaybolacakken çevirmiştim başımı...
Kımızı şarap dolu kadehlerimizde dalmıştık bir süre...

Sonra...

Dayanamadım, başımı kaldırıp baktım yeniden yüzüne...
O da kaldırdı başını, bana bakıyordu.
Yorgundu gözleri...

Sonra...

Vişne çürüğü rengi rujunun sakladığı dudaklarının kenarından sızan kanı gördüm.
Duraksadım bir an...
Yanlış gördüğümü düşündüm...
Kalktım, yanına gittim...
Hiç kıpırdamıyordu.
Yanağına dokundum, dudağından sızan kanı sildim elimle.
Öptüm dudağından, kanayan yanından...
Öptüm, durmadan...

Sonra...

Gözlerine baktım.
"Götür beni buradan!" dedi.
Elinden tuttum.
Uzaklaştık oradan...

O günden sonra...
Vişne çürüğü dudaklarında kan görmedim.
Gördüğüm ve hissettiğim tek şey ise mutlu olduğuydu...


Temmuz'11 // İstanbul
Twitter: http://twitter.com/KivancKoca 
Facebook: Kıvanç Koca Yazıları sayfası
Gerilim öyküleri için: http://www.zekirdek.com

9 Temmuz 2011 Cumartesi

Yenileniyor!!! "Kan Kırmızı Yazılar" ile geliyor!

En yeni yüzüyle "Kan Kırmızı Yazılar" ile çok yakında burada!

Aşk, dudaklarından akan kanın nedenini sorgulamadan önce kanamayı durduracak birini bulmayı başarmaktır... KıvançKoca