12 Aralık 2010 Pazar

Bir “Hande Yener” Yazısı (2007)

Ne kadın şu Hande Yener! Meğer herkes ne dertliymiş Hande Yener konusunda. Albüm yaptığına yapacağına bin pişman etmek istercesine, alakalı-alakasız herkes Hande’ye saldırıyor. Hemen hemen herkesin “günlük yapılacaklar listesi”nde Hande’ye saldırmak var. Niyeyse???

Bu yazın en iddialı çıkışlarından biriydi “Kibir”. Sezen Aksu yine yapacağını yapmıştı, Hande de (bence) fazlasıyla hakkını vermişti şarkının. Ardından “Romeo” geldi, ortalık toz duman oldu. Ama “üç ay kapasiteli” albüm yapanlar bunu hazmedemedi ve Hande’ye karşı atağa geçti. Satışların bırakın azlığını, olmadığı bir dönemde böyle başarılı albümler yapmak yerine günü kurtarmaya çalışırken, hiç ilgisi olmayan kişileri buna alet etmeye çalışmak ne kadar doğrudur? İnsanlar bir ay dinledikten sonra sıkılacakları bir şarkı ya da albüm için para vermek istemiyorlarsa bunda sadece mp3 ve türevleri mi suçludur? Ya da Hande Yener kendine yeni bir yol çizmişse ve emin adımlarla, kendini her geçen gün biraz daha geliştirerek o yolda ilerliyorsa bundan kime ne? Dinlersiniz ya da dinlemezsiniz, onu da tabi ki siz bilirsiniz. Ama bu, basitleştirilmiş polemikler yaratmanızın hakkınız olduğu anlamına gelmez. Aksine bu şekilde her geçen gün biraz daha “itici” olma yolunda ilerlersiniz.

Hande Yener başarılıdır, Hande Yener geçici bir “eller havaya” şarkıcısı değildir,  geldiği yeri de hiçbir zaman inkar etmemiştir. Şu an yaptıkları, yapacakları için bir aynadır aslında… Daha da başarılı olacaktır, o zaman da o “sayın herşeyi bilenler” konuşmaya devam edeceklerdir elbet, kendi düşüşlerini başkalarına mal etmek üzere…

*     *     *

Madem her ne kadar polemik ağırlıklı olsa da, müzikal bir yazı yazma girişiminde bulundum, kapanışı yapmadan önce eski-yeni birkaç albüm önereyim size, bir ömür dinlemek için… (“Eller havaya”dan sıkıldığınız anda ya da bir kadeh şaraba anlam katmak istediğinizde cd çalarınıza yerleştirip kendinizi bulabileceğiniz albümler…)

1) Hande Yener – Nasıl Delirdim? (Yazının konusunu oluşturması açısından önermiyorum bu albümü. Gerçekten çok güçlü bir albüm. “Şu an erken” parçası favorim…)
2) Işın Karaca – Ana Dilim Aşk ( “Aramıza Yollar” nasıl bir şarkıdır hala çözebilmiş değilim. Sesine sağlık Işın Karaca…)
3) Aslı – Söylediğim Şarkılarda Saklı ( En sıkı Aslı albümü olduğunu düşünüyorum.)
4) Zakkum – Zehir-i Zakkum ( İlk albümleri böyleyse, diğerleri nasıl olur hayal edemiyorum. Her dinleyişimde tüylerim diken diken oluyor…)
5) Özge Fışkın – Kilitler (Levent Yüksel düeti “Unutulurmuş” yeteri kadar dağılmanız için tam 12’den vuruyor.)
6) Candan Erçetin – Melek (“Sensizlik” ve “Sitem” favorilerim…)

Bu liste uzayıp gider böyle. Zaman zaman öneride bulunmaya devam edeceğim…
İyi dinlemeler sevgili okur; bir de mutlu günler……

Eylül'07

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder