12 Aralık 2010 Pazar

Arabesk Günlerin Çekilmez İnsanıyım Ben.


Çok arabesk oldum bu günlerde. Bilgisayarımın çalma listesinde Ebru Gündeş açık ara farkla birinci durumda. Aslı’ları, Zakkum’ları, Aylin Aslım’ları şimdilik bir kenara koydum. (Kısa bir süreliğine, yoksa tabi ki vazgeçilmez onlar!) Dengem altüst olmuş, bunu fark ettim. Günlük hayatta nasıl çekilmez bir adamım, bilmiyorum. “Sıcaklardandır herhalde!” deyip geçiştirmek istiyorum…

*     *     *

Sabahın bir saatinde gidip te almayı yeltendiğim gazetemde iki tane hoşuma giden haber vardı. Cumhurbaşkanlığı seçimleri, ülkenin sosyo-ekonomik durumu, haftasonu gerçekleşen trafik kazaları haricinde, tamamen magazin odaklı iki haber… (Evet sevgili okur, ben de meraklıyım magazine. Kim nerede ne yapmış, neden yapmış, nasıl yapmış? Merak ederim ben bunları. Gelmeyin üzerime işte, dengem bozulmuş şuracıkta, ne yaptığımı biliyor muyum ben? Saygılar…)

Bu haberlerden bir tanesi, içimize fenalıklar getiren Deniz ile Hüsnü’nün aşk mesnevisi. (Onlara da fenalıklar geldi aslında ama ünlü olmanın dayanılmaz zulmü böyle bir şey işte.) “Yine n’apmışlar?” dediniz ama bu kez vallahi bir şey yapmamışlar. Yani haber de zaten yapmadıklarını söylüyor. Hemen konuya açıklık getiriyorum: Hüsnü Şenlendirici ile Deniz Seki, aylardır gündemden düşmeyen aşklarını meğerse bir yıl boyunca saklamışlar herkesten. Niye şaşırdınız ki? Siz bilmiyor musunuz, son zamanların modası bu. “Gizli İlişkiler Seremonisi.” Siz öyle açık açık söylüyorsanız herkese, ayıplanırsınız haberiniz olsun. Eğer hali hazırda bir ilişkiniz varsa herkese bir an önce ayrıldığınızı söyleyin. Sonra da eski zamanlardaki gibi park köşelerinde, postane önlerinde, çay bahçelerinde buluşun. Hatta en ideali muhallebiciler. Gizli gizli, bir keşküle iki kaşık salladınız mı değmesinler aşkınıza… Hayatınıza renk gelir… Diyorsanız, zaten olan biten bir şey yok, ya da olur bir zaman; öyleyse zamanı geldiğinde günün “trend”ine göre hareket edin. Yoksa Eros sizi affetmez, bilesiniz...

Merakımı sulandıran bir ikinci haber de uzak diyarlardan. Demi Moore, eşi Ashton Kutcher ve eski eşi Bruce Willis’in cümbür cemaat, bir tekneyle geziye çıkması. Yani klasik bir “Eski aşkım-yeni dostum seremonisi” bu da.  Ne kadar medenice bir davranış değil mi? Aaaaa, yapmayın ama, ne var ki bunda. Eski ve yeni eşinizle tatile çıkmaz mıydınız siz? Üstelik çok ta eğlenebilirsiniz. İkisinin de huyunu suyunu biliyorsunuz. Üstelik kendi aralarında anlaşma olasılıkları da yüksek. İki tavla atarlar, soğuk biralarını yudumlarlar, sohbetin en koyusunu yaparlar. Mis! Değil mi? Öyle öyle…

*     *     *

Yok yok, bu günlerde bir haller oldu bana. Arabeskim, sinirliyim, tutamıyorum kendimi pek çok konuda. Aslında kimseler bilmiyor tuttuklarım tutamadıklarımdan kat kat fazla… Çekilmez bir huysuz ihtiyar gibiyim, bir bira göbeğim, bir de kırlaşmış saçlarım eksik. Ebru Gündeş te açık ara önde. Bir an önce “Dur!” demeli bu gidişe! Bunun için de kendime gelmeliyim vakit kaybetmeden.

Sanırım önümüzdeki günlerde daha da çekilmez bir insan olacağım. (Hissediyorum bunu.) Ve umarım bu bir süreliğine olacak… (Hırrrr!)

Küresel ısınma, mukayyet ol bana.

mayıs'07

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder